Author Archives: drzermine

0-6 AY BEBEK BESLENMESİ

Bebeğin sindirim sistemi ve böbrek sisteminin fizyolojik olarak gelişmemiş olduğu bu dönem için en uygun besin maddesi Anne Sütüdür. Anne Sütü bebeğin fizyolojik ve psiko-sosyal gereksinimlerini ilk 6 ay tek başına karşılar. Bu aylardan sonra uygun ek gıdaların başlanması ile onun hayata beslenme bozukluğu ve enfeksiyon tehlikesinden uzak sağlıklı bir başlangıç yapmasını sağlar. Anne sütü her çocuğun gereksinimine göre ayarlanmış yüksek nitelikte bir bebek besinidir.

İlk 5 gün Kolostrum (Ağız) adı verilen Anne Sütü 6-10. günler arası Geçiş Sütü, 10. günden sonra da Olgun Süt niteliğini kazanır.

Anne ne kadar stresten uzak, rahat ve bebeği ile ne kadar sevgiye dayalı iletişimler kuruyorsa süt salgılanması o kadar bol olacaktır. Anne Sütünde emzirmenin ilk dakikalarında sütteki su oranı fazla, yağ ve protein oranı az olup emzirmenin sonuna doğru ise su oranı azalmakta, yağ ve protein oranı artmaktadır.

Anneler emzirmenin 2. ve 5. günlerinde ortaya çıkan memelerde dolgunluk, ağrılı, çatlak meme başları ve ilk 5 ila 10.günde bebeğin kilo kaybetmesi, bebeğin herhangi bir sebeple ağlamasından üzüntü ve sıkıntı duyarlar. Bu nedenler süt salgılanması refleksini azaltır ve anne biberon beslenmesine geçmek ister. Bu sıkıntılar en aza indirgendiğinde başarılı bir emme dönemi başlar. Sütün salgılanmasındaki en iyi uyarı memelerin düzenli ve tam olarak bebek tarafından boşaltılmasıdır. Bu nedenle bebekler özellikle ilk günlerde her istediğinde ve ağladığında emzirilmelidir. Ancak bebeğin her ağlamasının açlık nedeniyle olmadığı da bilinmelidir.

Bebeğin ağlama nedenleri :

  • Çok giydirme
  • Kirli, ıslak alt bezi
  • Kolik gaz
  • Çok sıcak veya çok soğuk dış ortam
  • Yeterli ilgi görme isteği
  • Hastalık
  • Açlık

ANNE SÜTÜ İLE BESLENMENİN ÜSTÜNLÜKLERİ

  • Bebek için ideal besleyicileri içerir
  • Her zaman steril, hazır ve ekonomiktir
  • Enfeksiyonları önleyici etkisi yanında alerjen değildir
  • Çocuğun psikolojik gelişimi üzerinde olumlu etki yapar

Daha henüz bilmediğimiz birçok üstünlüğü olduğu da kesindir. Her yeni bulunan özelliği bizi şaşırtmaya devam etmektedir.

Anne sütüne ek olarak 0-4 ay arasında günde 3 damla D Vitamini, doğum ağırlığının 2 katına ulaşıldığında Demir damlası, sonraki aylarda vitamin ve mineral gereksinimi çocuğun gelişimine göre doktor tarafından ayarlanır.

DOKTORUNUZU TANIYIN

1961 yılında Ankara’da doğdum. 1968 yılında Ankara Hürriyet İlkokulu’nda başladığım eğitim hayatıma, babamın görevi nedeniyle gittiğim Afganistan’ın başkenti…Devam

YAZ TATİLİ

Yanınızda Bulunması Gerekli İlaçlar:

  • CALPOL şurup ateşli durumda kullanılacak.
  • PEDİFEN şurup çok ateşli durumda kullanılacak.
  • ZYRTEC şurup alerji için yaş durumuna göre 1 tatlı veya 1 çay kaşığı
  • SİSTRAL krem allerji için 3 kez sürülecek
  • SPAZMOPANALGİN fitil. Kusuyorsa ateşli iken ağızdan ilaç alamadığı durumda kullanılacak.
  • FUCİCORT KREM böcek ve sinek sokmalarında 3 kez sürülecek
  • REFLOR ishal durumunda günde 1 poşet kullanılacak.

Arı sokmalarında: Bölgeye adrenalin ampul dökülecek 5 dakika ve 15 dakikasonra tekrar dökülüp üzerine bol sistral krem 30 dakika sonra fucicort sürülecek.

Sivrisinek kovucu Buzzy Bee sprey sıkılacak.

Göz kızarıklıklarında tobrex 3X2 damla 5 gün

Fenirepair yara, yanık izlerinde. Dettol sprey açık yaralanmalarda.

Güneş kremi faktör 40-60 arası kullanılacak.

Güneşe sabah 08 – 10:30 arasında, akşam üstü 17 den sonra direk kalabilir

Tatil köyündeki yiyecekleri aylık bebekler için asla kullanmayın. Hazır kavanoz meyve püreleri, sebze püreleri, kutu sebzeler, sütlü sebzeli mamaları kullanın. Asla ve asla tatil köyündeki çorbaları bebeğinize içirmeyin.

Sevgili sosislerin anneleri bir haftalık tatilinizi ishal ve kusma ile zehir etmeyin.

EKLEM AĞRILARI

Herhangi bir eklemde şişlik kızarıklık ısı artışı fonksiyon kaybının görüldüğü duruma ARTRİT denir. Sadece ağrının bulunduğu duruma ise ARTRALJİ denir.

Çocuklarda ARTRİT ve ARTRALJİ ile Ortaya Çıkabilecek Olan Hastalıklar

1 – Enfeksiyöz Hastalıklar

  • Septik artrit (Bakteryel İltihabik)
  • Osteomyelit (Bakteryal İltihab)
  • Sepsis (Vücudda Mikrop Yayılımı)
  • Subakut Bakteryel Endokardit (Bakterinin Kalp KasıTutulması)
  • Enterik Enfeksiyonlar (Barsak Enfeksiyonları)
  • Bruselloz, Salmonelloz (Büyük Eklemler, Kalça , Sırt Ağrısı)
  • Viral Enfeksiyonlar (EBV, Rubella, Parvo Virüs)
  • Tüberkülöz
  • Akut Romatizmal Ateş
  • Jüvenil İdyopatik (Romatoid Artrit)
  • Vaskülitler (Kan Damarlarının İltihabı)
  • Sistemik Lupus Eritematosus
  • Bağ Dokusu Hastalıkları

2 – Maligniteler

  • Lösemi
  • Lenfoma
  • Kemik Tümörleri
  • Yumuşak Doku Tümörleri

3 – Diğerleri

  • Ailesel Akdeniz Ateşi
  • Hipermobilite Sendromu
  • Büyüme Ağrıları (Genellikle Kısa Süreli)
  • İskelet Diaplazileri
  • Metabolik Hastalıklar
  • Aşılama Sonrası Görülebilen Artritler
  • Raşitizm
  • Refleks Sempatik Distrofi ve Eritromelalji

Kaynak: Dr. Özgür KASAPÇOPUR

KENE İLE BULAŞAN HASTALIKLAR

Keneler dünyadaki yaşam koşullarına çok iyi uyum sağlamış kan emici artropodlardır.

Dünyanın her bölgesine yayılan keneler, larva, nimf ve erişkin olmak üzere yaşam döngülerini genelde birden fazla konakta tamamlamaktadır.

Kenelerin vücutları tek parçadan oluşur ve ön taraflarında ağız organelleri yer alır. Keneler konaklarına tutunup ağız organellerini deri içine sokarlar ve burada sabitlenip doyana kadar aynı yerden kan emerler. Bazı kene türleri çok kısa sürelerde çok miktarda kan emip doyarken, bazı kenelerin doyması için birkaç gün ile birkaç hafta arasında süre gerekmekte, bazıları bu süre içinde dönem değiştirip gelişmektedir. Keneler kabaca, sert kene (Ixodidae ailesinden olanlar) ve yumuşak kene (Argasidae ailesinden olanlar) olmak üzere iki bölüme ayrılabilir. Günümüzde, dünyada kabul edilen 899 kene türü bulunmaktadır. (Ixodidae 713 tür, Nuttalliellidae 1 tür). Keneler zoonoz biçimindekiçeşitli hastalıkların vektörüdür. Enfekte bir dişi kenenin çıkardığı döllenmiş yumurtalardan uygun şartlarda çıkan larvalar da engeksiyon etkenini taşıdığından tutundukları konağa mevcut etkeni aktarırlar (transovarial nakil). Ayrıca keneler gelişme evrelerinde bir safhadan diğer safhaya gömlek değiştirerek geçerken taşıdıkları enfeksiyon etkenlerini de aktarırlar (transtadial nakil). Kene türlerinin yaklaşık % 10’u, 200 kadar hastalığın bulaştırılması ile ilişkili bulunmuştur. Bir kene bu enfeksiyon etkenlerinin iki veya daha fazlasını aynı anda taşıyabilir. Kenelerin vektörlük yaptığı enfeksiyonlar hayvanlarda önemli ekonomik kayıplara yol açarken insanlarda da önemli bir hastalık gidişi ve ölüm oluşturur.

Keneler tarafından taşınan virüs (kene kaynaklı ensefalit, Kırım-Kongo kanamalı ateşi), bakteri (tularemi, Lyme hastalığı), riketsiya (benekli humma, Q humması, erlihyoz, anaplasmoz) ve parazitler (babesiyoz) insanlarda önemli hastalıklara neden olur.

Ülkemizde 2002 yılında yeni ortaya çıkan bir enfeksiyon hastalığı olarak gündeme gelen Kırım-Kongo kanamalı ateşi kenelere ve kene ile bulaşan hastalıklara ilgiyi artırmıştır. Yapılan araştırmalar, KKKA virüsünü taşıyan başlıca kene türü olan Hyalomma marginatum dahil olmak üzere, hastalık taşıyabilen kene türlerinin ülkemizde yaygın olarak bulunduğunu göstermiştir. Kene mücadelesi konusunda çeşitli çalışmalar yapılmasın karşın henüz fark edilebilir bir başarı elde edilememiştir. Kırım-Kongo kanamalı ateşi dışında kalan, kene ile bulaşan çok sayıda hastalığın ülkemizdeki durumunun araştırılması ve kontrol önlemlerinin alınması gerekmektedir.

Doç.Dr.Ergin Çiftçi

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı, Ankara

46. Türk Pediatri Kongresi

HAKKIMDA

1961 yılında Ankara’da doğdum. 1968 yılında Ankara Hürriyet İlkokulu’nda başladığım eğitim hayatıma, babamın görevi nedeniyle gittiğim Afganistan’ın başkenti Kabil’de devam ederek 1979 yılında Fransız okulu Lycée Malalai’den mezun oldum.

1980 yılında yüksek öğrenimime başladığım Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1987 yılında mezun oldum. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında ihtisasımı tamamlayarak uzman oldum. 1994 yılında İstanbul’a gelerek, Kadıköy Şifa Hastanesi’nde 1997 Şubat ayına kadar çalıştım.

1997 Şubat ayından beri serbest hekim olarak kendi muayenehanemde çalışmaktayım. Evli ve 1 çocuk annesiyim.