Category Archives: İştahsızlık

İŞTAHSIZLIK

Ağız Boşluğu: mide, barsak sindirim sisteminin bununla birlikte solunum sisteminin giriş kapısıdır. Besinler mideye ağız yoluyla girer. Dilin arka ve yan bölümlerinde tat organları yer alır. İlk 6 aylık süreçte bebekler besini emerek alır. Emme çocuğun beslenmesini sağlamakla birlikte psikolojik doyum sağlayan, zamanla ısırma, çiğneme, konuşma işlevlerinin gelişimine yardımcı olan bir süreçtir. Çocukta solunum hareketleri emme sırasında devam eder, ancak yutma sırasında durur. Emme, yutma hareketini başlatan mekanizmadır. Ağızdan tükürük bezlerinin yardımıyla tükürük salgılanır. Besinin tadı ve kokusunu tükürük bezleri yardımıyla bebek hisseder. Tükürük besini kaygan hale getirerek besinin yutulmasına yardımcı olur. Tükürük mekanik olarak antibakteriyel etki ile ağız boşluğunu korur. Ayrıca mide bağırsak salgılarını uyarıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı etkisi vardır. İştahsızlık az yemek yeme şikayeti ile getirilen bir çocuktaki şikayet nedenidir. İlk işlem çocuğun aktivitesinin ve büyümesinin değerlendirilmesidir. Hastalıklar sürecinde ateş, kusma, ishal, döküntülü hastalıklar, tüm virütik ve bakteriyel hastalıklar sırasında geçici iştahsızlık görülmesi çok doğaldır uzun süreli olan kilo alamama ya da tartı kaybı organik veya psikojenik kökenli ciddi hastalıklarda görülür. Çocuğun aktivitesi normal ise, tartı kaybı yoksa yıllık boy uzaması 5-6 cm yıllık kilo alımı 2 kg ise durum normal olup ebeveynin isteğine göre yemek yemediği için iştahsızlık olarak tanımlanır. Yemek yemeyen bir çocukta öğün olarak ana yemek dışında yedirilen fıstık, fındık, şeker, şekerli içecekler, taze sıkılmış meyve suyu veya hazır içecekler çocuğun 50 ml.lik mide kapasitesini doldurur. Midesi dolduğu için ana öğünü yemez. Üzerine fazla düşülen çocuk, zorla yemek yedirilmeye çalışılması, ebeveynler (büyükanne ve babalar) tarafından ısrar edilen, sık yemek aralıkları saat başı veya 2 saatte bir en büyük iştahsızlık nedenidir. Günümüzde çocuğun sağlıklı büyümesine sadece yemek endeksli yaşam haline getiren  yemek yedirme işlemi çocukta psikojenik kökenli iştahsızlığın en belirgin özelliğidir. Çocukların mide kapasiteleri erişkinlerin 1/ 4’üdür. Maalesef ebeveynler 1 yaşından sonraki çocukların mide kapasitelerini kendileri gibi düşündükleri için yedirdikleri öğün miktarının çok az olduğunu düşünerek çocukları çok zorlamaktadırlar. Çocukların büyüme tempoları 1 yaş ila ergenlik dönemi arasında çok yavaşladığı için rölatif iştahsızlık ortaya çıkmaktadır. Birey hayatının iki döneminde çok hızlı büyür. Birinci dönem 0-12 ay arasıdır, ikinci dönem ergenlik dönemidir. Bu her 2 dönemde de yıllık kilo alımı 6 kg., yıllık boy uzaması 20 cm. kadar olmaktadır. Çocuklar her yıl böyle büyürler ise 200 kg.lık ve 2 metrelik bireyler olurlar. Bu nedenle 1 yaşından sonra öğün sayısını ve miktarını vücut doğal olarak kendisi azaltmaktadır. Bu nokta özellikle gözden kaçırılmamalıdır. Ergenlik döneminde erkek ve kız çocuklarında beslenmede vücut görüntüleri nedeniyle anorexia nervosa denilen psikojenik nedenli iştahsızlık söz konusudur.

İŞTAHSIZLIĞIN HASTALIĞA BAĞLI OLAN SEBEPLERİ

  •       Sistematik hastalıklar (infeksiyon, kanser)
  •       Dışarıdan katılmış (ilaçlar vb)
  •       Psikojen (okul fobisi,anorexia nervosa( psikolojik olarak kendini kusturma), depresyon)

KUSMA

  •     Kafa içi basınç artması (infeksiyon,tümör,hemartom)
  •     İnfeksiyonlar (üriner sistem vb)

İSHAL

  •     Sistemik infeksiyonlar (solunum yolları,üriner, vb)
  •     Üremi

KABIZLIK

  •     Hipotiroidi
  •     Dehidratasyon (sıvının az alımı vb)

KARIN AĞRISI

  •      Piyelonefrit, hidronefroz,,renal kolik ( böbrekle ilgili hastalıklardır)
  •      Zatürree
  •      İltihabi pelvis hastalıkları
  •      Psikoloji (okul fobisi vb )

KARINDA SIVI VEYA KİTLE

  •      Asit (nefrotik sendrom, neoplazm, kalp yetersizliği, vb)
  •      Kitle (Wilms tümörü, hidronefroz,,nöroblastom, vb)

Dengeli beslenme normal büyümeyi sağlama ve yaşam boyu sağlıklı olmayı sağlar. 0-3 yaş grubunda beslenme çok önemlidir.

Yeni doğan döneminde: Barsak bariyeri—–barsak florası—-barsak emilimi henüz yeni gelişmekte olduğundan İmmun sistem (bağışıklık sistemi) gelişmemiş olduğundan en ideal besin anne sütüdür. 4.aydan itibaren bebeğin böbrek ve sindirim sistemi tamamlayıcı besinleri alacak kadar gelişmiştir. İlk 6 ay bu gelişim sürecinde uzmanlar tarafından özellikle gelişimi tam olarak tamamlayabilmesi ve sağlıklı olabilmesi için anne sütü dışında hiçbir besin alınmaması tavsiye edilir.

Anne sütü: Doğumdan önce anneyi çok iyi beslememiz gerekiyor. Anneyi sütü vermeye hazırlıyoruz özellikle Kadın Doğum Doktorlarından anneyi doğum öncesi iyi beslenme konusunda Çocuk Doktorlarıyla iş birliği içerisinde olmalarını rica ediyoruz. Anneyi çok iyi hazırlamamız gerekiyor. Doğum anından itibaren ilk 5 gün kolostrum (ağız) adı verilen anne sütü yoğun ve miktar olarak azdır fakat içerdiği İmmunglobulinler, lizozim ve protein açısından çok zengin olduğu için bebeği besler. Miktarının az olması anneyi tedirgin etmemelidir. Hacim olarak az, yoğunluk olarak çok besleyicidir. Anne sütü  6. ve 10. günler arası olgun süt niteliğini kazanır. Anneler emzirmenin 2. ve 7. gününde ortaya çıkan, memelerde dolgunluk, ağrı ve çatlaklar nedeni ile zor bir dönem geçirirler. Bebeğin ilk 10 gün içinde kilo kaybetmesi normaldir (yani doğum ağırlığının %10 kadar kaybedilmesi sütün yetmediği kanısı uyandırır bu asla ve asla doğru değildir).  Bebeğin 15.gününde doğum ağırlığına ulaşması bir çocuk doktoru için yeterlidir.

Anne sütünün özellikleri

  1. Allerjik hastalıklardan korur
  2. İçerdiği enzimlerle prebiyotik ve probiyotik etki yaratır
  3. Hastalıklardan koruma, antiviral,.antibakteriel yani antibiyotik etkisi yapar
  4. LCPUFA, DHA etkileriyle beyin üzerinde inanılmaz gelişmeye neden olur
  5. Metabolik hastalıklardan yani obezite, zayıflık, yüksek tansiyon, kolestrol ve şeker hastalıklarından korur
  6. En doğal  IGF yani büyüme faktörüdür. Büyüme hormonunun salgılanmasına neden olur, boyu uzatır.
  7. Anne sütü alan bebekte tat alma duyusu koku alma mükemmel gelişir.

EK GIDA

6.ayda başlanır. Sindirim sistemi  ve yutmada dili kullanma etkisi artık hazır haldedir. 8.ayda çiğneme, ezme gelişir 9. ve 12.aylar arasında çocuk gıdayı elle ağzına götürür.

İYİ BİR YEMEKTE OLMASI GEREKEN ÖZELLİKLER;

Protein,karbonhidrat ve yağ orantılı olmalıdır. Günlük protein ihtiyacı 1-2 gr /kg ,  karbonhidrat 100 gr/kg, yağ 4 gr/kg olmalıdır. Fazla protein şişman yapar, yağ az olursa enerjisi düşük olur. Günlük 500 ml anne sütüne devam edilir. 8 aylık bebeğin midesi 200 ml kapasitededir. Hacim olarak  fazla verilmemeli, erken başlanılan gıdalar  yumurta, balık çocukta alerjik nedenlere ve böbrek yükünün artmasına neden olur. Fazla protein böbrek yükünü arttırır. Erken başlanılan inek sütü barsak kanamalarına neden olabilir. Bağırsağın tamamen gelişimi yani mikroflorası 2 yaşına kadar tamamlanır. Bal 2 yaşına kadar verilmemeli, iyi bir beslenmede vitamin ve demir oranı dengeli olmalıdır. Anne sütündeki besin ve kalori değeri ilk 6 aylık dönemde %100, 6. ve 12. aylar arasında &50, 12. ve 24. aylar arasında &30’dur. Anne sütünde demir yeterli olmadığı için 4.ayda demir eklenir. Balık yemeyen çocuğa 10.aydan sonra omega3 takviyesi yapılır. İlk 4 aylık dönemde anne sütündeki demir yeterlidir.

AÇLIK BULGULARI;

Ağlama, uyanıklık, huzursuzluk, uykuya dalamama verdiğiniz besini veya memeyi hızlı hızlı almasıdır.

TOKLUK BULGULARI;

Uykuya eğilim, aşırı mızmızlık, memeden kafayı geri çekme, kaşıkta ağzı kapatma ve kusma bulgularıdır.

NOT: Yumurta 8.ay bitiminde başlanılır. Et ve tavuk 7.ay bitiminde, balık 10.ay bitiminde başlanmalıdır.

DOĞRULAR VE YANLIŞLAR

Bebekler 5.ayda doğum ağırlığının 2 katına  ulaşır. Aylık 500 gr. almaları yeterlidir.12. ayda doğum  ağırlığının 3 katına ulaşırlar. İlk 12 aylık  dönemde doğum ağırlığının  üzerine  6-7 kg. kadar alırlar. 12 aydan sonra yıllık  kilo alımları toplam 2 kg.dır. Bu nedenden  dolayı iştahta  azalma olur. Yani  çocuk  büyüdükçe  daha fazla yemeli kanısı yanlıştır.  ÖĞÜN ARALARINDA BESLENME SAATİNİN ARASI ARTIK 3 SAAT DEĞİLDİR DİKKATTTTT………

ÖRNEK TABLO

08.00-09.00 SABAH KAHVALTI

11.00               KÜÇÜK TEK BİR MEYVE YADA MİNİK BİR YOĞURT

13:00              ÖĞLE YEMEĞİ

16:00-16:30  ARASI YOĞURT VEYA MEYVE

19.30-20:00  ARASI AKŞAM YEMEĞİ ANNE SÜTÜYLE DEVAM

HAYVANSAL PROTEİN: Et, tavuk , balık süt yoğurt yumurta (tabi ki dengeli beslenmek için hepsinin tadını almalı bilmeli ama Anneleri en çok kasan endişelendiren konu

  1. Çocuğum süt içmiyor; Ama günlük yoğurt  peynir ayran tüketiyor o zaman – süt içmeyebilir
  2. Çocuğum süt içiyor ama yoğurt  peynir ayran içmiyor tamam, o zaman – yeterlidir.
  3. Yumurta yemiyor ama balık tavuk et tüketiyor hayvansal protein tüketiyor – yeterlidir.
  4. Balık yiyor tavuk yemiyor – yeterlidir,
  5. Bol meyve ve salata (domates, marul, havuç, salatalık ) çiğ sebze tüketiyor pişmiş sebze tüketmiyorsa taze sebze tükettiği için pişmiş sebze tüketmeyebilir.
  6. Süt içmiyor, yoğurt yemiyor ise ısrar etmeyin. Anne ile yemek konusunda inatlaşmak karşılıklı gerginlikten başka işe yaramaz.

Sebzeli kek : malzemeler ♥

1 su bardağı un

2 adet yumurta

1 su bardağı yoğurt  ve mevsim sebzeleri 5 adet ( küçük boy kabak, 3 dal maydanoz, 3 dal dereotu, küçük boy havuç, 4 yaprak ıspanak)  kek yapın yesin.

Süt içmiyorsa yoğurt veya ayran verilebilir. Yoğurt yemiyorve süt içmiyor  ise sütlaç, sütlü irmik tatlısı veya  mahallebi yapabilirsiniz. Kakao, Çikolata kullanma kan şekerini yükseltir. Tokluk hissi verir. Beslenme uzmanları “kakaoyu ebeveyn anne baba seviyor, melatonin hormonu salgıladığı için mutlu oluyorlar, çocuklarla bu mutluluğu paylaşmak adına veriyorlar” diyorlar.  Çikolata yerine oyun oynayarak mutluluk paylaşılabilirJJJJ

Referanslar

Prof. Dr. Ahmet Arvas – Semineri ,

Prof. Dr. Olcay Neyzi – Pediatri Kitabı

♥Sağlıklı günler♥