Category Archives: BUNLARI BİLELİM

ALLERJİK REAKSİYONLAR

1-  ALLERJİK HASTALIKLAR

  • Besin allerjisi
  • Atopik dermatit
  • Ürtiker
  • Anafilaski
  • İlaç alerjisi
  • Bronşiyal astım
  • Allerjikrinit

2-  BESİN ALLERJİSİ

  •  Besin alerjisi

-IGE ile ilişkili: Kusma, ishal, ürtiker, anjioödem

-IGE ile ilişiksiz: Gastrointestinal belirtiler (kusma, ishal, rektal kanama…) atopik dermotit

  • Laktoz, fruktoz, sakkaroz…
  • Çölyak hastalığı

3-  EN SIK GÖRÜLEN BESİN ALLERJİSİ NEDENLERİ

  • İnek sütü
  • Yumurta
  • Balık ve deniz ürünleri
  • Soya
  • Fıstık
  • Domates
  • Unlu gıdalar..

4-  İNEK SÜTÜ ALLERJİSİ

  • Genellikle ilk yıllarda başlar
  • İnek sütü proteinleri diyete girdikten sonra ortaya çıkar

– Formüla mama ile beslenen bebeklerde

– Anne sütü ile birlikte mama ile beslenen bebeklerde

– Sadece anne sütü emen bebeklerde de görülebilir

  • Anaflaksi, deri döküntüsü (ürtiker, atopik dermatit), tekrarlayan solunum yolları problemleri (bronşiyolit, otit) gastrointestinal belirtiler (kusma, ishal, karın ağrısı, rektal kanama, malabsorbsiyon  sendromu) görülebilir.
  • Süt proteini içermeyen diyetle iyileşme tanıyı doğrular

5-  İNEK SÜTÜ ALLERJİSİ SIKLIĞI

  • Bebeklerin %5-15’inde inek sütü alerjisi düşündürecek belirtiler görülebilir.
  • İnek sütü alerjisi sıklığının %2 ile %7.5 arasında (ortalama %2-3) değiştiği bildirilmiştir.
  • Anne baba  veya kardeşlerde atopik bir hastalık varsa bebeğin alerjik hastalık riski artar.
  • Anne babadan birinde varsa % 20-40
  • Kardeşlerden birinde varsa % 25-35
  • Anne babanın her ikisinde varsa % 40-60

6-  ETİYOPATOGENEZ

-İnek sütü alerjisi sütün içinde bulunan bir veya birden çok proteine (laktalbumin, betalaktoglobulin, kazein…), karşı oluşan immunolojik bir reaksiyon sonrasında ortaya çıkan tablodur.

7-  SORUMLU MEKANİZMALAR

  • Oral tolerans gelişmesinde sorun
  • Barsaktaki bakteriyel flora değişikliği
  • Barsaktaki mukoza engelinin bozulması
  • Besin alerjenlerin transepiteliyal transportu
  • Besin alerjenlerin barsak motilitesine etkisi

8-  İNEK SÜTÜ ALLERJİSİNİN BELİRTİLERİ

  • Gastrointestinal belirtileri: %50-60
  • Deri tutulumu:% 50-60
  • Solunum sistemi belirtileri: %20-30

10-  ALLERJİK GASTROİNTESTİNAL HASTALIKLAR

  • Besin alerjisi
  • Eozinofilik gastroenterit
  • Allerji
  • İdyopatik
  • Özefajit
  • Gastrit
  • Enterokolit
  • Kolit
  • Malabsorpsiyon sendromu
  • İnfantil kolik

11-  İNEK SÜTÜ ALERJİSİNİN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLERİ

  • Gastrointestinal sistem;

Belirtiler; bulantı, kusma ve regürjitasyon(GÖR), iştahsızlık, beslenmeyi reddetme, kilo almada azalma, karın ağrısı, infantil kolik, gaz, huzursuzluk, uyku bozuklukları, kronik ishal, kabızlık, hematemez( özefajit, gastrit), rektal kanama(enterokolit), demir eksikliği anemisi

  • Deri;

Atopik dermatit. Dudakların ve göz kapaklarının şişmesi, ürtiker

12-  İNEK SÜTÜ ALLERJİSİ-GASTROÖZEFAGİAL REFLÜ 

  • Gastroözefagial reflülü çocukların %16-24’ünde inek sütü alerjisinin belirtileri de vardır (normal populasyonda %2-3)
  • Gastroözefagial reflü veya inek sütü alerjisi tanılı çocukların %15-21’inde 2 hastalık birliktedir.

13-  İNEK SÜTÜ ALLERJİSİ-İNFANTİL KOLİK

  • İnfantil kolik 4 aylıktan küçük bebeklerde günde 3 saat, haftada 3 günden fazla olan,    huzursuzluk  ve ağlama krizleri ile ortaya çıkan bir tablodur.
  • İnfantil koliğin çok sayıda nedeni olabilir
  • İnfantil kolikli bebeklerin %10 unda neden inek sütü alerjisidir.

14-  İNEK SÜTÜ ALLERJİSİ-REAKTİF HAVA YOLU HAST

  • Besin alerjisi reaktif hava yolu hastalığı şeklinde de karşımıza çıkabilir (öksürük,bronşiyolit..)
  • Ayrıca tanıda gastroözefagial reflü ve kistik fibrozis unutulmamalı

15-  İNEK SÜTÜ ALERJİSİ-ATOPİK DERMATİT

  • Bazı küçük çocuklarda atopik dermatit ve inek sütü alerjisi arasında sıkı bir ilişki varsa da çok sayıda olguda bu birliktelik görülmez.
  • Bebek ne kadar küçükse ve de atopik dermatit ne kadar ağırsa birliktelik o kadar artar.

16-  İNEK SÜTÜ ALLERJİSİ NELERLE KARIŞTIRILABİLİR

  • Metabolik hastalıklar
  • Anatomik bozukluklar
  • Çölyak hastalığı
  • Pankreas hastalıkları (kistik fibrozis)
  • Laktoz/sukroz entoleransı
  • Diğer besinlere (yumurta, soya.) veya maddelere (hayvan tüyü..) alerji
  • Enfeksiyonlar (gastrointestinal, üriner), sepsis
  • Malign hastalıklar

Prof DR. TUFAN KUTLU SEMİNERİNDEN ALINTIDIR

ALLERJİ

Atopi ve atopik sözcükleri 19.yy başında ilk kez Coca ve Cooke tarafından tıp literatürüne takdim edilmiştir. Araştırmacılar acayip anlamına gelen bu terimi duyarlı oldukları allerjenlerle temastan hemen sonra erken tip alerjik reaksiyonlara bağlı belirtiler gösteren ve kalıtımla ilişkili olan hastalıklar için kullanmışlardır. Bugün atopi deyimi çevremizde yaygın olarak bulunan ve normal organizmaya zararı olmayan allerjik maddeler ile karşılaşma sonrasında bağışıklık sisteminin kalıtımla ilgili allerjen yani özel

Ig E yapımı ile karakterize bir yanıt oluşturması anlaşılmaktadır. Normal koşullarda organizmaya zararı olmayan polen, mantar, akarlar, tozlar ile karşılaşan kişi Ig E grubunda antikorlar yani cevap hücreleri sentezlemeye başlar. Ig E antikorları atopik hastalıklara (allerjik rinit, allerjik bronşit, allerjik dermatit,

bronşiyel astıma) neden olduğu gibi bazen de döküntü, şişlik (ürtiker, anjiyoödem, anafilaksi) yol açabilmektedir. Bir kişide birden fazla allerjik hastalık bir arada bulunabilir. Allerjik hastalıklar son yıllarda oldukça yoğunlaşmıştır. İnsanlığın varoluşunun ilk zamanlarında etrafta bulunan parazitlere karşı bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkan allerjik durum, bağışıklık sisteminin doğal bir yanıtı olarak insanları parazitlerden korumuş ve hayatta kalmalarını sağlamıştır. Fakat zamanla gelişen teknoloji ve ülkelerin gelişmişliğine göre çevredeki parazitler azaldığından allerji çevremizde bulunan zararsız maddelere karşı bir cevap reaksiyonu olarak güncelliğini korumaktadır. Bilim adamları allerjik hastalıkların getirdiği mali, fizyolojik ve psikolojik yükü azaltmak için binlerce bilimsel araştırma yapmaktadır. Bebeklik ya da çocukluk döneminde sık karşılaşılan allerjik reaksiyonlar ebeveynlerden özellikle annenin taşıdığı kalıtımsal 11q 13 alel’in neden olduğunu ileri sürmektedir. Bugün ülkemizde özellikle gelişmiş olan şehirlerimizde allerjinin daha az gelişmiş olan şehirlerimize göre çok yüksek oranda olduğu araştırmacılar tarafından açıklanmaktadır.

Atopik egzamalı hastalardaki diğer bir karakteristik özellikte; değişik türlerde kendini gösteren uzun süreli bir hastalıktır. Ama özelliği ilerleyen yaşlarda düzelme göstermesidir. Hastaların %50 sinde ergenlik döneminde bayağı bir düzelme görülür. Atopik egzama vücutta dağılımı tipik bir biçimde simetriktir ve hasta yaşına göre farklılıklar gösterir. Bebeklerde atopik egzama yüzde her iki yanaklarda simetriktir. Bez bölgelerinde, kasıklarda, kolların dirsek bölgesinin iç tarafında ve diz kapaklarının arkasında, kulak arkalarında, çene altında sıklıkla kızarıklık ve kuruluk soyulmalar şeklinde görülür ayrıca parmak aralarında, göz kapakların da koltuk altı bölgelerinde sıklıkla görülmektedir. Bebeklerde konak kafa derisinde ve saçlı bölgelerde koyu sarı döküntüler şeklinde gözlenir buna seboreik egzama denir. Atopikten farkı kirli sarı renkte kabuk şeklinde kalkması ve kolay düzelmesidir. Nedeni bilinmemektedir. Kepek şeklinde de görülebilmektedir. Kafa derisi, kaşlar, dudak kenarları ve kasık bölgelerinde de oluşabilir artmış yağ salgısı oranıyla bir ilişkisi yoktur. Çocuklarda seboreik egzama genellikle ilk üç ayda ortaya çıkar. Çocuklarda seboreik egzamanın atopik egzama dan ayırımı zor olabilir. Bu nedenle mutlaka cilt hekimine danışılmalıdır. Atopik ve seboreik egzamamın tedavisinde günlük cildin nemli tutulması en önemli tedavi yöntemlerinden biridir.

KONTAKT DERMATİT: Herhangi bir objenin ( giysi, dışarıdan cilde sürülen krem, eşya, kalem boya materyali gibi ) ciltle teması sonucunda oluşan kızarıklık ve döküntüdür. Bebeklerde sıklıkla bez bölgesinde görülebilir. Bunun ayrıcı tanısını yine bir cilt hekiminin yapması gerekmektedir.

FOTOSENSİTİF DERMATİT: Sıklıkla ilaç ,kimyasal madde veya güneş ışığına maruz kalan bölgelerde ortaya çıkar. Genellikle yüz, kulak kepçeleri, kolların açık bölgelerinde, bacakların açık bölgelerinde oluşabilir.

DERMATOFİDİTE : Alerjik bünyelerde aşırı duyarlı kişilerde autoimmun ( vücudun kendi kendine uyarımıyla) ortaya çıkan bir reaksiyondur. Avuç içleri, ayaklarda, diz kapak ön ve arkalarında simetrik olarak çıkan küçük minik içi çok az dolu döküntülerdir.

KAYNAK

PEDİATRİDE YENİ GÖRÜŞLER; PROF DR MURAT YURDAKÖK DERLEMESİNDEN ALINTIDIR

PROF DR: BENVENUTO GIANNOTTI

PROF DR: ECKART HABEKE

BOĞMACA

Boğmaca (Bordotella Pertusis) ile bulaşan bakteri hastalığıdır. Boğmaca nezle benzeri belirtilerle başlar, öksürük, havale ile devam eder. Öksürükler arasında karakteristik nefes alma vardır. Uzamış nefes sesi sonrasında kusma olabilir. Belirtiler haftalar, aylar sürebilir.

6 aylık küçük bebeklerde tablo siliktir, kusma hıçkırık, öksürük ve apne (nefes durması) olabilir. Çocuklarda klasik boğmacanın süresi 6-10 haftadır. Boğmaca geçiren erişkinlerde süre 10 hafta ya da daha uzun sürer.

Boğmaca bebeklerde %22 ( pnömoni, zatürre ), %2 havale, %0.5 oranında beyin tutulumuna neden olabilir. 1990 – 1999’daki bebek ölümlerinin 2 ay’ın altında % 1-2 si,  2-11 aylık bebeklerde %5 idir. Nadiren daha ileri yaşlarda altta yatan nedene bağlı ölüm görülmektedir.

Refr: American Academy of Pediatrics (RED BOOK Sayfa 249)

Dünya sağlık örgütü verilerine göre tüm dünyada her yıl 50 milyon boğmaca vakası görülmektedir, ve toplam 300 bin kişi boğmaca nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Boğmaca hastalığının geçirilmesi ömür boyu koruyuculuk sağlamamaktadır.

Türkiyede’ki Veriler

Ankara’da 0 – 16 yaş grubunda % 16.9
Samsun – Antalya – Diyarbakır’da  6 ay – 60 yaş arasında % 12.5
Doğu illerimizde % 30.1 oranında ölümler bildirilmiştir.
Ergenlik dönemindeki aşılanmanın Türkiye’de %80 oranında olduğu bildirilmiştir.Aşılanma sonrasında boğmaca’ya karşı korunma 6 yıl, hastalık aktif geçirilmiş ise 15 yıl korunuyor.En sık aşılanma sonrası hastalık görülme yaşı 10 – 19 yaşlar.

Boğmaca Aşısı ne kadar güvenilirdir?

Cevap: Difteri, tetanoz, boğmaca aşısına karşı ciddi reaksiyon söz konusu değildir. Aşıdan sonra görülen reaksiyonlar aşının yapıldığı yerde kızarıklık, şişlik, ağrı, muhtemel reaksiyon, hafif ateş, iştahsızlık, yorgunluk ve kusmadır.Bu reaksiyonlar aşının 4 ve 5 dozlarından sonra görülmektedir.

Difteri, tetanoz, boğmaca ne kadar etkin bir aşıdır?

Cevap : Aselüler difteri, tetanoz, boğmaca aşıları 3. – 4. dozlardan sonra %80-85 bağışıklama sağlamaktadır.Elde edilen bağışıklık 5-6 yıl, duruma göre nadiren 10 yıl sürmektedir.

Boğmaca aşısı Boğmaca hastalığına neden olur mu?

Cevap : Hayır
Son aşılama 10 yıl önce yapılmış ise Anne, Baba, Bakıcı, Amca, Hala, Abla, Ağabeyden yenidoğan ve aşılar tamamlanmamış bebeğe bulaşıcılıkları Anne %37 Baba %20 Hala, teyze, abla, Ağabey %18

Aşılama Takvimi

2. 4. 6. 18. Aylarda difteri, boğmaca, tetanoz ve polio (ıpv inaktif polio) karma aşı olarak yapılır.5. doz ülkemizde 6 yaşında uygulanmaktadır.3. dozdan sonra bebekte koruyuculuk başlıyor.

ACIP (Bağışıklama uygulamaları Danışma komitesi) tarafından önerilen hatırlatma dozları 11-12 yaşlarında tek doz DBT (Difteri,Boğmaca,Tetanoz) üzerinden 10 yıl geçmiş ise (19 – 64 yaş) tek doz aşılama önerilmektedir.Bu aşılamaya KOZA stratejisi denilmektedir.

1 yaş altı bebeklerle teması olan kişilerde aşılama

(Global Pertusis Girişimi) GPI : 17 ülkeden 37 uzmanın oluşturduğu komite.

Anne, baba, bakıcı, kardeşlerde ve Hamilelerde aşılama 2. 3. trimester (gebeliğin 2. 3. Evresinde) azaltılmış difteri, azaltılmış tetanoz, önerilmektedir.

Kaynaklar: CDC Q and A for diseases and vaccine
WHO : travel health 2005

YAZ TATİLİ

Yanınızda Bulunması Gerekli İlaçlar:

  • CALPOL şurup ateşli durumda kullanılacak.
  • PEDİFEN şurup çok ateşli durumda kullanılacak.
  • ZYRTEC şurup alerji için yaş durumuna göre 1 tatlı veya 1 çay kaşığı
  • SİSTRAL krem allerji için 3 kez sürülecek
  • SPAZMOPANALGİN fitil. Kusuyorsa ateşli iken ağızdan ilaç alamadığı durumda kullanılacak.
  • FUCİCORT KREM böcek ve sinek sokmalarında 3 kez sürülecek
  • REFLOR ishal durumunda günde 1 poşet kullanılacak.

Arı sokmalarında: Bölgeye adrenalin ampul dökülecek 5 dakika ve 15 dakikasonra tekrar dökülüp üzerine bol sistral krem 30 dakika sonra fucicort sürülecek.

Sivrisinek kovucu Buzzy Bee sprey sıkılacak.

Göz kızarıklıklarında tobrex 3X2 damla 5 gün

Fenirepair yara, yanık izlerinde. Dettol sprey açık yaralanmalarda.

Güneş kremi faktör 40-60 arası kullanılacak.

Güneşe sabah 08 – 10:30 arasında, akşam üstü 17 den sonra direk kalabilir

Tatil köyündeki yiyecekleri aylık bebekler için asla kullanmayın. Hazır kavanoz meyve püreleri, sebze püreleri, kutu sebzeler, sütlü sebzeli mamaları kullanın. Asla ve asla tatil köyündeki çorbaları bebeğinize içirmeyin.

Sevgili sosislerin anneleri bir haftalık tatilinizi ishal ve kusma ile zehir etmeyin.

KENE İLE BULAŞAN HASTALIKLAR

Keneler dünyadaki yaşam koşullarına çok iyi uyum sağlamış kan emici artropodlardır.

Dünyanın her bölgesine yayılan keneler, larva, nimf ve erişkin olmak üzere yaşam döngülerini genelde birden fazla konakta tamamlamaktadır.

Kenelerin vücutları tek parçadan oluşur ve ön taraflarında ağız organelleri yer alır. Keneler konaklarına tutunup ağız organellerini deri içine sokarlar ve burada sabitlenip doyana kadar aynı yerden kan emerler. Bazı kene türleri çok kısa sürelerde çok miktarda kan emip doyarken, bazı kenelerin doyması için birkaç gün ile birkaç hafta arasında süre gerekmekte, bazıları bu süre içinde dönem değiştirip gelişmektedir. Keneler kabaca, sert kene (Ixodidae ailesinden olanlar) ve yumuşak kene (Argasidae ailesinden olanlar) olmak üzere iki bölüme ayrılabilir. Günümüzde, dünyada kabul edilen 899 kene türü bulunmaktadır. (Ixodidae 713 tür, Nuttalliellidae 1 tür). Keneler zoonoz biçimindekiçeşitli hastalıkların vektörüdür. Enfekte bir dişi kenenin çıkardığı döllenmiş yumurtalardan uygun şartlarda çıkan larvalar da engeksiyon etkenini taşıdığından tutundukları konağa mevcut etkeni aktarırlar (transovarial nakil). Ayrıca keneler gelişme evrelerinde bir safhadan diğer safhaya gömlek değiştirerek geçerken taşıdıkları enfeksiyon etkenlerini de aktarırlar (transtadial nakil). Kene türlerinin yaklaşık % 10’u, 200 kadar hastalığın bulaştırılması ile ilişkili bulunmuştur. Bir kene bu enfeksiyon etkenlerinin iki veya daha fazlasını aynı anda taşıyabilir. Kenelerin vektörlük yaptığı enfeksiyonlar hayvanlarda önemli ekonomik kayıplara yol açarken insanlarda da önemli bir hastalık gidişi ve ölüm oluşturur.

Keneler tarafından taşınan virüs (kene kaynaklı ensefalit, Kırım-Kongo kanamalı ateşi), bakteri (tularemi, Lyme hastalığı), riketsiya (benekli humma, Q humması, erlihyoz, anaplasmoz) ve parazitler (babesiyoz) insanlarda önemli hastalıklara neden olur.

Ülkemizde 2002 yılında yeni ortaya çıkan bir enfeksiyon hastalığı olarak gündeme gelen Kırım-Kongo kanamalı ateşi kenelere ve kene ile bulaşan hastalıklara ilgiyi artırmıştır. Yapılan araştırmalar, KKKA virüsünü taşıyan başlıca kene türü olan Hyalomma marginatum dahil olmak üzere, hastalık taşıyabilen kene türlerinin ülkemizde yaygın olarak bulunduğunu göstermiştir. Kene mücadelesi konusunda çeşitli çalışmalar yapılmasın karşın henüz fark edilebilir bir başarı elde edilememiştir. Kırım-Kongo kanamalı ateşi dışında kalan, kene ile bulaşan çok sayıda hastalığın ülkemizdeki durumunun araştırılması ve kontrol önlemlerinin alınması gerekmektedir.

Doç.Dr.Ergin Çiftçi

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı, Ankara

46. Türk Pediatri Kongresi

ÇOCUKLUK ÇAĞINDAKİ EV KAZALARI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDAKİ EV KAZALARI

0-12 ay : Yanma, Düşme, Zehirlenme
1 Yaş : Yanma, Düşme, Zehirlenme, Yabancı Cisim
2 Yaş : Yanma, Düşme, Zehirlenme
3 Yaş : Düşme, Yanma
4 Yaş : Düşme, Trafik Kazası
5 Yaş : Düşme, Çarpma, Trafik Kazası

TRAFİK KAZALARI

Özellikle nüfus yoğunluğunun ve araçların fazla olduğu şehirlerde sık görülmekte olup Dünyada 5-14 yaş grubu çocuk ölümlerinin %30-50 sini trafik kazaları oluşturmaktadır.

YANIKLAR

Yanıklar özellikle bebeklik ve çocukluk çağında en sık karşılaşılan kaza tipidir. Yanıkların % 80’ini sıcak veya kaynar su ile oluşan yanıklar meydana getirir.

YANAN BÖLGEYE
-15 dakika süre ile akan ılık su tutulur. Soğuk su ve buz ağrıyı artırır.
-Üstündeki giysiyi ıslatıp çıkarın
-Hemen Bül ( Baloncuk ) oluşursa patlatmayın
-Antiseptik solüsyon ( Alkol, Kolonya, Mersol dışında) sürün.Batticon olabilir.
-Doktora başvurun

DÜŞME

1-5 yaş arasında en sık görülen kaza tipidir. Yenidoğan döneminden itibaren çocukları koltukta, yatakta, alt değiştirme ünitesinde yalnız bırakmayın. Merdivenli evlerde merdiven başlarına kapı koyun.
Yürüteç düşmeye neden olabilir, çocuğun motor-mental gelişimini engeller, yürümeyi geciktirir. Denge problemi ortaya çıkar. Çocuğu keskin kenarlı, sert yüzeyli eşyalarla dolu odada tutmayın. Düşme sonrası doktorunuzla temasa geçin.

Düşme sonrası dil, dudak, ağız ısırmalarında kanama fazla olur. Bol su ile yıkayın, tampon yapın, soğuk uygulayın.
Göze parfüm, spray, sıvı teması söz konusu ise bol su ile yıkayın. Göze band uygulamayın. Kızarma, şişlik, akıntı varsa doktora müracaat edin.

Oyuncak yaralanmalarına bağlı kesik, çizik, batma, çarpma, yutma gibi olayların önüne geçebilmek için yaşına uygun oyuncak seçilmelidir.

DİKKAT
1- Oyuncak yaşa uygun olmalı, çocuğun ağırlığı ve boyu dikkate alınmalı
2- Oyuncak, bilgi, beceri, yetenek ve merakına uygun olmalı
3- Küçük çocuklarda küçük parçalı, ayrılabilen veya parçalanabilen oyuncaklar alınmamalı
4- 8 yaşından küçük çocuklarda keskin kenarlı, ısıtıcılı, delikli, çok parçalı oyuncaklar alınmamalı
5- Çok yönlü tasarlanmış ve çocuk yaşına uygun oyuncaklar tercih edilmeli.

KAFA TRAVMASI

– Bilinç kaybı
– Ağızdan, kulaktan veya gözden kan gelmesi
– Uyuklama, Denge kaybı
– Kulaktan, burundan sıvı gelmesi
– Tekrarlayan fışkırır tarzda kusmalar
– Solunum ritminde bozukluk
Gibi durumlardan bir veya birkaçı varsa*****KESİNLİKLE HEMEN HASTANEYE BAŞVURMAK GEREKİR*****

BOĞULMA

Bebekler ve küçük çocuklarda küçük objeler, balon, poşet, kapak, küçük oyuncak parçaları, yiyecekler, su dolu kap veya kovalar, banyo küveti, havuz boğulmaya yol açabilir. Hemen ağzındaki cismi çıkarmaya çalışın, solunumunu kontrol edin, açık havaya çıkın ve derhal hastaneye başvurun.

ELEKTRİK ÇARPMASI

Priz, Kordon, Fiş, Elektrikli aletler buna neden olabilir. Mümkünse hemen elektriği kesin. Islak elle veya direkt kendiniz dokunmayın çünkü sizi de çarpabilir. Üzerine bir örtü atarak çocuğu uzaklaştırın ve derhal hastaneye başvurun.

ARI – BÖCEK SOKMASI

Sokulan bölgede alerjik reaksiyon oluşur. Bölgeyi sabunlu su ile yıkayın. Buz uygulayın. Antihistaminikli krem sürün. Hafif şişlik var ise Antihistaminikli şurup içirin. Şişlik artarsa doktora başvurun.

EVCİL HAYVAN

Eğer temasa maruz kalınan kedi-köpek gibi hayvan aşılı ise sorun yoktur. Sokak köpeği veya sokak kedisi gibi bir hayvanla temas (ısırılma, tırmalanma gibi) söz konusu ise temas edilen bölge sabunla yıkanıp kuduz aşısı ile aşılanmak üzere en yakın sağlık kuruluşuna hemen müracaat edin.

YAKICI İÇECEKLER

1- Çamaşır suyu, deterjan içimlerinde kusturmaya çalışmayın. Bol su ile ağzını yıkayın. Kusturursanız daha çok yanığa neden olursunuz. Solunumuna dikkat edin
2- İlaç içimlerinde kusturmak faydalı olabilir.
Her iki durumda da doktora başvurmak gerekir.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı öğretim üyesi Prof.Dr. Betül ULUKOL’dan yararlanıldı