Category Archives: BÜYÜME-GELİŞME

Bez Bırakma

BEZE VEDA EDERKEN BUNLARA DİKKAT !

Duyduğunuz korkunç bez bırakma hiyakelerini gözünüzde büyütmeyin, doğru zamanı seçer ve kararlı olursanız bezle vedalaşmanız sancısız ve çok kolay olabilir!

Yazı: Burçin Öztınaz/Bebeğimle Elele

Yaz ayları yaklaştıkça birçok anne bez bırakma girişimleri için karar alıp, plan program yapmaya başlıyor. Siz de tatile, AVM’ye, hatta komşuya giderken çantanızda bez stoklamaktan sıkıldıysanız, alt değiştirme seanslarının artık son bulmasını istemekte haklısınız. Ancak “Tatilde deneriz”, “Önce şöyle ilgisini çekecek renkli bir lazımlık alırız”, “En iyisi yazlık! Ortada rahatça istediği yere yapar!” gibi cümleler aklınızdan geçiyor, hatta ağzınızdan düşmüyorsa dikkat! Çünkü yanlış yolda olabilir, tereyağından kıl çekmek kadar kolay atlatabileceğiniz dönemi hem kendiniz hem çocuğunuz için sancılı bir süreçe dönüştürebilirsiniz.
Doğru zaman, ne zaman? 
Bez bırakmak için yazı bekleyenlerdenseniz, öncelikle bunun mevsimle değil, çocuğunuz için doğru zamanla ve sizin kararlılığınızla ilgili olduğunu unutmayın. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zermine Büyükkeçeci bu konuda şunları söylüyor: “Tuvalet eğitiminde çocuk en az 24 ayını doldurmuş olmalı. Daha küçük olduğu dönemlerde köşeye çekilip kaka yapması veya yapınca ‘bezi çıkar’ diye işaret etmesi hazır olduğunu göstermez. Aksine bunlar annenin yanlış algılamasına neden olur. En ideal zaman ise 30. aydır. Aslında mevsim önemli değil. Ama ebeveynlerde genelde ‘yazın çocuk üşümez, yazlıkta istediği yere yapar, bir şey olmaz’ gibi düşünceler hakim.”

Kafa karışıklığını giderin
Bezi neden bırakması gerektiğini çocuğunuza anlatın. Örneğin onunla birlikte parka gidin ve oradaki bebeklerden birinin yanına yaklaşın. “Bak konuşamıyor ve yürüyemiyor” deyin, sonra bebeğin annesine sorun: “Tuvaletini altına mı yapıyor?” diye… Sonra anneye dönün. Çocuğunuza “Bak o konuşabiliyor ve yürüyebiliyor” deyin ve bu kez anneye sorun: “Siz tuvaletinizi beze mi yapıyorsunuz?” Evet, garip bir diyalog olacak kabul ama böylece çocuğunuz neden bezi bırakmasını istediğinizi anlayacak ve “Bezliydim, şimdi niye bezsiz olmam isteniyor”un yarattığı kafa karışıklığını da aşacak.

En büyük hata: Erken ısrarcılık
Dr. Zermine Büyükkeçeci, anne-babaların bez bırakma dönemindeki en büyük hatalarının erken ısrarcılık olduğunu söylüyor. Eğer çocuğunuz tuvalet eğitimine hazır değilse ve siz onu ısrarla ve ağlamasına rağmen tuvalete oturtmaya zorlarsanız, çocuğunuz korkup çişini 24 saate, kakasını ise 10-15 güne varana dek tutabilir. Bunun sonucu tabii ki lağman, fitil, acil gibi can sıkıcı süreçler… Üstüne çocuğunuzun yaşacağı psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıkları da eklerseniz, “Hoşgeldin, kabus!” demek zorunda kalabilirsiniz!

Gece bez bağlamalı mı? 
Bazı anneler bezi bir anda bırakmak yerine, geceleri bez bağlamayı sürdürüyor. Peki bu doğru bir karar mı? Dr. Zermine Büyükkeçeci, bu konuda şunları söylüyor: “Bez, gece ve gündüz aynı anda bırakılmalı. Çünkü ‘gece bez bağlayayım, altına işemesin’ diye düşünüldüğünde ve çocuk geceleri bezlendiğinde ebeveyn çocuğa ‘gece yatağa işeyebilirsin’ komutunu veriyor ve bu şartlı refleksle bazı çocuklar 8 yaşına kadar geceleri yatağını ıslatıyor.”

Bu hataları yapmayın
• Çocuğunuz bezi bıraktığında saat başı tuvalete götürmeyin. Yoksa “Benim çiş-kaka saatimini sen mi belirliyorsun” diye isyan edebilir. Bunun yerine çocuğunuzun elinden tutun ve ona “Beni tuvalete götürür müsün?” diye sorun. Tuvalete oturun ve sonra ona “İstersen sen de yap” deyin. Bu ritüeli saat başı değil, 4 saatte bir tekrarlayın.
• Diyelim ki çocuğunuz çişini tuvalete yapıyor, ama kaka yapmayı reddediyor. O zaman şunu teklif edin: “Bak, kakan gelince bana böyle, bezini bağlayalım.” Bu teklife 6 ay devam edebilirsiniz. Paniklemeyin ve ısrarcı olmayın. Çünkü kaka büyük bir parçadır ve çocuk “benden bir parça kopuyor” zannedip korkabilir.

Klozet üstü kapak mı, lazımlık mı?
Dr. Zermine Büyükkeçeci, bu konuda seçimi çocuğa bırakmayı öneriyor. Ayrıca dikkat edilmesi gereken bazı noktaların da altını çiziyor:
• Asla saatlerce tuvalette oturmayın.
• Tuvalette kitap okumayın.
• Lazımlığı evin içindeki odalarda dolaştırmayın, bir oyuncak haline getirmesine izin vermeyin.
• Eğer klozet üstü adaptör kullanıyorsanız, ayaklarının altına tabure gibi bir yükseklik koyarak ayaklarının yere basmasını sağlayın. Böylece kendini daha güvende hisseder.
• Tuvalet eğitimi sırasında dışarı çıkarken bez bağlamayın. O zaman çocuğun kafası karışır ve kavram kargaşası yaşar.
• Tuvaletini lazımlığa yaptığında onu övün ama yapmadığı zaman kınamayın.
• Aile hayatınızda kardeş doğumu, taşınma, kreşe başlama, boşanma gibi değişimler yaşanıyorsa, tuvalet eğitimine bu dönemlerde başlamayın.

NÖROMOTOR-MENTAL VE SOSYAL GELİŞME

Yenidoğan çağı : Fizyolojik olarak aşırı hareketlilik vardır.(sıçrama)Yüzüstü yattığı zaman başını 2 tarafa çevirir.
1.Ay : Annesini çok kısa süreli dinler.Çok kısa sürelerle etrafla ilgilenir.Zaman zaman kendine özgü sesler çıkarır.
2.Ay : Annesini tanır.Kısa süreli gülümser.
3.Ay : Yüzüstü yatırılınca ellerinin desteği ile baş ve göğsünü kaldırın.Sırtüstü yatarken kendi ellerini seyreder.Kısa sürelerle sık sık gülümser.
4.Ay : Kendine uzatılan şeyi kısa süreyle elinde tutar, ağzına götürür.Konuşmaları dinler.Basit sesler çıkararak sıklıkla gülümser.Bu dönemde aşırı salya akımı söz konusudur.
5.Ay : Yavaş yavaş döner.Başını kolayca dik tutar.Anne ve babayı izler.
6.Ay : Destekle oturur, yanındaki eşyaya uzanır, yakalar ve ağzına götürür.İki elini birleştirir.
7.Ay : Yüzüstü durumundan sırtüstüne döner.Geri geri emekler.Bir elindeki eşyayı öbür eline geçirir.
8.Ay : Yorulmadan desteksiz olarak uzun süre oturabilir.İleriye doğru emekler.
9.Ay : Yatar durumundan oturur duruma, oturur durumdan tutunarak ayağa kalkar.
10.Ay : İsmiyle çağrılınca reaksiyon verir.
12 Ay : Eşyayı, baş ve işaret parmakları arasında tutabilir.
15.Ay : Basit emirleri yapar.2 küpü üst üste koyar.4-6 kelime söyler.
18.Ay : Elinden tutulunca merdiven çıkar.10 kelime söyler.
2 Yaş : Koşar, çizgi çizer.Çatal ve kaşık tutabilir.2 kelimelik cümle kurar.
3 Yaş : Merdiveni rahat çıkar.3 tekerlekli bisiklete biner.Kalemi tutar.Düzgün cümleler kurar.Cinsiyetini fark eder.
4.Yaş : Tek ayak üzerinde sıçrayabilir.Benlik duygusu belirlemeye başlamıştır.
5 Yaş : Kendisi giyinip soyunabilir.Üçgen resim yapar.

Not : 18.aydan önce anatomik ve fizyolojik yapısı nedeniyle tuvalet terbiyesine başlanılması sakıncalıdır.15 ila 18. aylara kadar kendi kendine yürümeye başlayabilir.Diş çıkarması genetik ve fiziksel yapısına bağlı olup 6-12 aylar arasında, nadiren 24 aya kadar uzayabilir.

KALSİYUM VE D VİTAMİNİ

Kalsiyum insan vucudunda en çok bulunan elementlerden birisidir. Vücut kalsiyumunun %99’u kemiklerin yapısında, %1’i  ise hücre içi ve hücre dışı sıvılarda dengeli olarak dağılmaktadır. Hücre dışı kalsiyum, kemiklerin yapılanmasında çok ciddi bir faktör olarak rol oynar. Hücre içi kalsiyum ise sinir iletisi ve kasların kontrolü için sinyal yollayan önemli bir aracıdır.

Vucüttaki kalsiyumu denetleyen faktörler;

  1. Parathormon; kan ve hücre dışındaki kalsiyumu kontrol eder.
  2. Kalsitonin; tiroid bezinden salgılanır. serumdaki kalsiyum düzeyini kontrol eder.
  3. Vitamin D3 (kalsitriol); başlıca üç şekilde etki etmektedir; bağırsaklardan kalsiyum emilimini sağlar, kalsiyumun hücre içine girişini etkiler, böbreklerden kalsiyum atılımını azaltır,

Vitamin D sadece bir vitamin değil, hücrenin büyümesini kontrol eden biyoaktif bir faktördür. İmmün (bağışıklık) sistemin düzenlenmesi ve hücrelerin tip değiştirmelerini önleyen hormon etkisi gösteren bir faktör olduğu artık bilinmektedir. Bu nedenle güneş ışığı hormonu olarak da anılmaktadır. Vitamin D serumdaki kalsiyum dengesi, kas ve sinir fonsiyonu ve kemik yapılanmasının devamı için de gereklidir. Hormon gibi etki gösteren Vitamin D, bu etkileri nedeniyle sadece çocukluk yaş grubu için değil, erişkin sağlığı için de çok gereklidir. İleri yaşlardaki kanser, bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı otoimmün hastalıklar ve kalp hastalıklarının önlenmesinde rol oynadığı bildirilmektedir. Vitamin D’ nin en önemli rolü bağırsaktan alınan kalsiyumun emilimini artırmaktır. Bugüne kadar 1000’ in üzerinde D Vitamini yapısında biyoaktif madde sentez edilmiştir ve çalışmalar sürmektedir. Vitamin D’ nin romatizma, bir çok bağırsak hastalığı, kemik erimesi, diş hastalıkları, HIV enfeksiyonu gibi hastalıklarda oynadığı rol ile hastalığın ilerlemesine engel olmakta ve sonuç olarak D Vitamini sadece çocukluk yaş grubu değil tüm yaş gruplarında önemli bir hormon olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle  tüm yaşam boyu D Vitamini desteğinin sağlanması gerekmektedir.

Kaynak : Danone Enstitüsü  Sağlık İçin Beslenme Derneği

Beslenme Serileri (2) syf;1 ve 5

KALSİYUM İHTİYACI

Kalsiyum önerileri                                       mg/gün 

Bebekler

0-6 ay                                                                          210

7-12 ay                                                                        270

1-3 yaş                                                                        500

 

Çocuklar

 

1-8 yaş                                                                        800

Gençler

 

9-18 yaş                                                                     1300

Yetişkinler

 

19-50 yaş                                                                   1000

Yaşlı

51-65 yaş                                                                   1200

65 yaş üzeri                                                               1200

Gebe kadın

Emzikli kadın

18 yaş altı                                                                   1300

19 yaş üzeri                                                                1000

BESİNLER                                           KALSİYUM  Miktarı  (mg/100g) 

En İyi Kaynaklar

İnek Sütü (Yağsız)                                                      123

İnek Sütü (Yağlı)                                                         119

Yoğurt ( Yağsız)                                                           120

Yoğurt (Yağlı)                                                               111

Beyaz Peynir (Yağsız)                                                   96

Beyaz Peynir(Yağlı)                                                     162

Beyaz Peynir-Edirne                                                   437

DÜZ TABANLIK

Dünyada yapılan araştırmalara göre en sağlıklı ayaklar, Hindistan ve Afrika’da yaşayanlarda görülmüş, çünkü evde, sokakta çıplak ayakla dolaşıyorlar. Aşil Tendon gelişimi ancak çıplak ayakla dolaşma sonucunda tam gelişme gösteriyor.

Kullanılan ilk adım ayakkabıları ve ortopedik ayakkabılar doğru seçim değildir. Çocuklar ayakkabıyı sadece sokakta ayaklarını korumak amacı ile kullanmalı ve evde çıplak ayak yada çorapla dolaşmalıdır.

ÇOCUKLAR VE AYAKKABI

* Yalın ayak yürümek sağlıklı,
* Ayakkabılar ve tabanlık ayağı tedavi etmez,
* Dar ayakkabı zarar verir,
Çocuk ayakkabısı;
* Taban esnek
* Önü geniş
* Parmak kısmı yüksek
* Ayaktan 1 cm. büyük olmalı

BEBEK AYAK GELİŞİMİ

2 YAŞ

Bu yaşlardan küçük olan çocuklarda içe, sağa, sola dönük basma, dışa basma normaldir. Aşil Tendonu henüz gelişmemiştir.

2,5 – 3 YAŞ

Ortopedi kontrolü gerekir. Çocuk parmak ucunda kalktığında ayak oyuğu belli olur. Çocukların normal basma ve yürümeleri 3 yaşındadır.

Erişkin tipi yürüme yaşı 7 yaşta olur.

Referans : Doç.Dr.Ayşegül Bursalı

YAŞLARA GÖRE OYUNCAK

0-3 AY ARASI
Bu aylarda bebek etrafı ile fazla ilgilenemediği için daha çok konuşarak ilgi gösterilir.Bebek sağ tarafına çok baktığı için renkli göresel oyuncaklar dönence ses çıkaran ışıklı oyuncaklar tercih edilir.Ebeveyn oyuncakları elinde tutarak bebeğin ilgisini çeker.

3-6 AY ARASI
Diş etleri kaşındığından ısırabileceği sert olmayan oyuncaklar hoşuna gider.Sesli oyuncaklar yumuşak melodili olmalıdır.Isırabileceği yumuşak renkli oyuncaklar olabilir.Uzun ipe bağlı vurabileceği;döndürebileceği yere atınca ses çıkaran nesneler olabilir.

6-9 AY ARASI
Neseneleri bütün parmaklarıyla kavrar,oyuncakları bir elinden diğerine geçirir.Topu atar,küçük hayvancıklar,oturmaya başladığında oyun parkı alınabilir.Basmalı,çevirmeli,itmeli oyuncaklar,kumaş kitaplar işe yarar.

9-12 AY ARASI
Ses çıkaran arabalar,ses çıkaran,hayvanlar,bebekler.Kitaplarından insan ve hayvan figürleri tanıtılabilir.

12-15 AY ARASI
Yürüme alıştırmaları,itebileceği,çekebileceği arabalar,üzerine binebileceği oyuncaklar.

15-18 AY ARASI
Bisiklet ve tekerlekli oyuncaklar.Mutfak,bahçe,marangoz takımları,buz kabı,tuşlu oyuncaklar.

18-24 AY ARASI
Lego,yapboz kum havuzları,kaydırak,çadır,küçük ev,inşaat oyuncakları,küçük hikaye kitapları okunup anlayabilir,beraber oyunlar ilgisini çeker bu nedenle sabırla çadır içinde ,ev içinde birlikte oyunlar oynanır.

24 AY
Boya,hamur daha çok karalamak bulamak amacı ile kullanılır.Alfabe blokları çok basit sayı harf oyuncakları ile eğitici duruma geçiş sağlar.Winnie The Pooh gibi bilindik karakterlerin maskeleri kullanılır.Bowling,konuşan bebek kumandalı araba dikkatlerini çeker.

3 YAŞ
Artık eğitim araçları kullanılır.Yap boz,boyamanın her türlüsü,okuma kitapları,organ,hayvan,çevre,aile,okulu tanıtan kitaplar,soft çizgi filmler.Hayatınız bu aşamada kurtuluyor.Artık ısrarla eteğinizde dolaşma dönemi bitti.Yaşasın.

TUVALET EĞİTİMİ

Tuvalet eğitimi bir çocuğun hayatındaki en önemli gelişim basamaklarından biridir. Bu dönem, çocuğun bedensel olarak yapabileceklerini, çevresindekilerle ilişkilerini ve baskılara nasıl karşı koyacağını ve nasıl değiştirebileceğini anladığı, keşfettiği dönemdir.

TUVALET EĞİTİMİ İLE İLGİLİ İLKELER

    • Tuvalet eğitimi için acele etmeyin. Çocuk 24. ayını (2 yaş) doldurmuş ise tuvaleti kullanabileceği sinyali veriyorsa..
    • Eğitim sürecinde acele etmeyin. Çok sakin olun.
    • Ebeveyn – çocuk çatışması yaratmayın.
    • Çocuk olumsuz tepki gösteriyorsa hemen vazgeçin.
    • Baskı yapmayın, bağırmayın, cezalandırmayın, korkutmayın.
    • Başarı onun başarısıdır, sizin değil.
    • Tuvalet alışkanlığında geriye dönüşler olabilir ve normaldir. Paniklemeyin.

ÇOCUK TARAFINDAN VERİLEN EĞİTİM SİNYALLERİ

    • Çocuk taklit yapabilmeli.
    • Çocuk eşyaları düzenli yerine koyabilmeli.
    • Komutları düzgün yapabilmeli
    • Gerçek HAYIR demeyi öğrenmeli.
    • Dengede yürüyebilmeli, rahat oturup kalkmalı.
    • Tuvalete gitme ve ihtiyacını net belirtmeli.
    • Basit giysileri kendisi çıkarıp giyebilmeli.

İşte o zaman hazır demektir.

A.Ü.Tıp Fakültesi Prof.Dr.İlgi Ertem