Category Archives: Demir Eksikliği

DEMİR EKSİKLİĞİ

DEMİR EKSİKLİĞİ

Demir eksikliği sosyoekonomik yönden gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerde en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Çocuklarda tedavi edilmediği sürede,  zeka yönünde düşüklük,  bebekler ve çocuklarda kararsız, çekingen,  az girişimci, sık hastalanan, yorulan, uykusuz, dikkat dağınıklığına neden olduğu WAKS VE ARKADAŞLARI tarafından yapılan 200 çocuk üzerindeki araştırmada kanıtlanmıştır. LOZOFF’un  yaptığı araştırmada 48-68 aylık çocuklarda yukarıda bahsedilen bulguların tedavi sonrasında düzeldiği gösterilmiştir. Normal zamanında doğan bebekler gebeliğin son döneminde demir depoları tamamlanarak doğarlar. Prematür  doğan bebeklerin hemen demir  takviyesine başlanmaları gerekmektedir. Kırmızı küredeki (%77), doku demiri (%9) ve depo demiri (%14) beraberce  yenidoğan demir düzeyini  belirlemektedir.  Doğumda total vücut demir miktarı yetişkin bireye göre yaklaşık 2 kat daha fazladır. Zamanla normal değerine düşme eğilimi  kırmızı küre yapımının azalmasıyla ortaya çıkmaktadır.  Bu nedenle sağlıklı, zamanında doğmuş bebeklerde demir desteği olmasa bile ilk 6 ay süresince anne sütü aldıkları dönemde demir depoları yeterli düzeyde kalır. Anne sütündeki demir oranının az olmasına rağmen emilimi % 80 olduğu için demir iyi emilir. İnek sütü alan bebeklerde inek sütünün mideden boşalımının uzun süreli olması ve içerdiği Laktoglobulin nedeniyle demir emilimini engeller.  6. aydan sonra yenidoğanda demir depoları azalmakta olup  anne sütü ile birlikte demirden zengin ek gıdalara başlanılmalıdır. Yaşamın ilk 2 yılı ve ergenlik döneminde hızlı büyüme nedeni ile vücudun demir gereksinimi artmaktadır. Bu dönemlerde dışarıdan demir takviyesi  gerekir.

Vücutta demirin taşınması ile ilgili sorunlar, bağırsaklarda emilim bozukluğu, genetik faktörler, sık enfeksiyon, depolanmadaki genetik bozukluklar, kanamayla kayıplar, inek sütü alerjisi, ülser gibi durumlar demir eksikliğine yol açar.

DEMİR EKSİKLİĞİNDE TANI

Öyküde hastanın prematur  doğup doğmadığı, anne sütü alıp almadığı, aldıysa ne kadar süre aldığı, tamamlayıcı besinlere başlama zamanı ve ailenin beslenme alışkanlıkları ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır. Hastaların paraziter  enfeksiyonlar yönünden sorgulanması, genç kızların menstrüel kanama ( adet kanaması ) öyküsünün alınması önemlidir. Vakalarda yorgunluk , irritabilite ve baş ağrısı yakınmalarının bulunması tanıda yardımcı olur.

Fizik incelemede solukluk, karaciğer ve dalak büyüklüğü, kalpte üfürüm dikkatle değerlendirilmelidir. Son yayınlar avuç solukluğunun tanıda önemine dikkat çekmektedir. Kan sayımı ile demir eksikliği saptanır.

KAYNAK : DANONE ENSTİTÜSÜ DEMİR EMİLİMİ, METABOLİZMASI VE EKSİKLİĞİ YAYININDAN YARARLANILMIŞTIR.