Uyku Eğitimi

Bebekler nasıl uyur?

Bu soru ne hamileyken, ne de doğumdan sonra hiç aklıma gelmemişti. Hamileyken eğitimlere katılıp, bolca neymiş nasılmış kitapları okudum. Bunların arasında uyku bölümlerini çok dikkate almamıştım. Uyku zaten kendiliğinden olacak bir şeydi bana göre. Biz nasıl uyuyoruz, bebek de uykusu gelince uyur diye düşünüyordum.

Deniz doğdu, her şey yolundaydı.

Emiyordu, uyuyordu; daha doğrusu emerken uyuyakalıyordu. 2 saat sonra acıkıp uyanıyordu. Bu şahane süreç 1 ay devam etti. 2. ayda Deniz emerken uyuyor ama yerine yatırınca çoğu zaman uyanıyordu. Kucakta uyutmaya başladık. Başka türlü UYUMUYORDU.  Sonra gündüz gece kucakta hoplata zıplata uyutmaya başladık. Çok yorucuydu çok! Yetmedi sallamaya başladık. Nasıl uyursa uyusun yeter ki uyusun diyordum. Sallamaya da hiç karşı değildim. Hatta bebeği sallamanın faydalarıyla ilgili pek çok yazı da okumuştum. Kucakta salladık, beşikte salladık, çingene salıncağında salladık, pusette salladık, ana kucağında salladık… Uyumuyordu. Deniz 3 aylık olmuştu ve artık geceleri neredeyse 10 dk’da bir uyanıyor ve biz onu sallarken gözümüzün ta içine bakıyordu. Emzirerek uyutup bırakınca 10 dk sonra uyanıyordu. Dayanılmazdı. 3. ay kontrolümüzde doktorumuzun “bırakın kendisi uyusun” demesi bizi uyandırdı. Biz de ona sorduk “bebek kendisi nasıl uyur ki?”… Daha önce bebeklere uyku eğitimi verildiğini duymuştuk…

Uyku Eğitimi

Evet, uyku eğitimi diye bir şey duymuştum ama açıkçası bana doğal olmayan katı kurallar yığını gibi gelmişti. Zordu çünkü işin içinde bebeği ağlatmak diye bir şey vardı… Bebek 6kg olunca uyku eğitimi verilebileceğini öğrenmiştik ve Deniz 6kg’ya yaklaştıkça çanlar çalmaya başlamıştı. Bir tanıdık ilk bebeğine uyku eğitimi verdiğini ve bunun tekrarlanması gereken bir süreç olduğunu söylemiş; ayrıca bir yere gidince çocuğun düzeni bozuluyor ve tekrar aynı eğitim süreci başlıyor demişti. İkinci çocuğuna uyku eğitimi vermek istemediğini ve bebeğin tadını çıkartmak istediğini söylemişti. Bu konuşmayla biz uyku eğitiminden vazgeçmiştik.

Doktorumuzla, hepimiz uykusuz ve huysuz bir vaziyette görüştükten sonra ise o gün başlamaya karar verdik. Uyku eğitimine başlayacaktık ve Deniz kendi başına uykuya dalmayı öğrenecekti. Hayal gibiydi… Sonra bir süre kabus gibi oldu…

Nasıl?

Deniz ilk gece, banyosunu yaptı. Emzirirken yine uyuklamaya başladı ve onu kaldırıp yatağına bıraktım. (2 aylıkken bizim odamızdan ayrıldı ve kendi odasında yatmaya başladı) Deniz 2. aydan itibaren hep yüzüstü yatıyordu. Yine öyle yattı. Yatağa bırakır bırakmaz ağlamaya başladı. Elimi sırtına koydum ve “e e e e…” diye mırıldandım. Daha çok ağlamaya başladı. Kucağıma aldım, sakinleşince fazla uzun tutmadan yine yatağına bıraktım. Yine ağlamaya başladı… Bu ağlamalar ilk gece 80 dk sürdü ve çok zordu. İlk gece geçince daha rahat olacak diyorduk… Deniz o gece kesintisiz uyudu. O kadar yorulmuştu ki ağlamaktan… Sabah uyandığında harikaydı. Keyfi son derece yerindeydi. Sevindim, “bana kırılmamış” dedim. Yani çocuğa eziyet ettiğime dair bir fikir içimde dolanıp duruyordu ki bu fikir birkaç gün sonra beni ciddi bir karmaşaya soktu. Bu karmaşayı Deniz de hissetti… Acaba doğru mu yapıyorum? KARARSIZDIM! Bu kararsızlık sürece sekte vurdu…

Gündüz uyandıktan sonra besliyordum, sonra uyanık zaman geçiriyordu. Uyku ve beslenme zamanlarını böylelikle ayırdım. Uyuması rahat olsun diye uykusuzluktan iyice yorulmasını bekliyordum ki bu ciddi bir hataydı. Çünkü 3 aylık bebek 4 saat veya fazla uyanık kalıyordu. Tabi koca insan değil ki o yorulup uyusun. Yorulunca uyuması iyice zorlaşıyordu. Evet yine yatağına yatırıyordum ve aynı döngü başlıyordu. 5 dk, elim üzerinde olarak, ağlamasına izin verip sonra kucağıma alıyordum… Uykuya dalması 40 dk sürüyordu. Bu süreler yavaş yavaş azalmaya başladı. Ama 20. günde 30 dk. da çakılıp kaldı. Hep 30 dk ağlıyordu ve artık bu çok bunaltıcı bir hale gelmişti. 20 gün. Gece gündüz… Tek pozitif şey Deniz uyuyunca 60 veya 120 dk uyuyordu ve çok keyifli kalkıyordu. Oyuncaklarına çok daha fazla konsantre oluyordu. Uzun süre kendi başına zaman geçiriyordu…

Eğitim Ne Kadar Sürdü?

Bu 20 gün boyunca doktorumuz bize çok destek oldu. Fakat artık süreç hepimizi yormuştu. Aklımdaki tek soru “bu çocuk ne zaman ağlamadan, yatağa koyunca uyuyacak”dı. Belki çocuğun mizacıyla da ilgiliydi durum ama sanırım benim kararsızlığım ve endişelerim de her şeyi olumsuz etkiliyordu.

Uyku koçundan kısa süreli destek aldık sonunda… -Daha ziyade bana destek oldu aslında. Çünkü birileriyle konuşmaya ve paylaşmaya çok ihtiyacım vardı.- Böylece yaptığım hataları ve Deniz’in uykuya dalmasını kolaylaştıracak püf noktalarını öğrendim. Bunlardan bazıları: Rutinin önemi, bebeğin uyanıklık saatinin ayına göre uygun olması ve yatağa yorgun yatmaması, uyku arkadaşı edinmek, gündüz uykuları için perdeleri kapatmak (3 aylık bebek artık gece gündüz ayrımı yapmıştır), gece 11 beslemesi…

Ve Deniz 1 ayın sonunda uyumayı öğrendi. Yatağına bırakıp odasından çıkıyordum ve o bazen biraz mızırdayıp, bazen doğrudan mantra ağlamasıyla uykuya dalıyordu. Şimdi 11 buçuk aylık ve etrafa kahkahalar saçıp uykuya dalıveriyor…

Gece Uykusu

Deniz uyku eğitiminin başından itibaren kesintisiz uyumaya başlamıştı geceleri. Bazı geceler saat 3:00 veya 4:00 gibi uyanıyordu. Doktorumuzun tavsiyesiyle 3:00 ağlamasını geçirip, 4:30’daki mırıltılarında emziriyordum. 3:00’daki ağlamalarını ise yanına gitmeden kameradan takip ediyordum. Hem ağlama şeklinden hem de vücut şeklinden ağlamanın şiddetini anlıyordum. Bu ağlamaların hiç birinde yanına girmem gerekmedi. Bir kaç dakika bekledim ve kendisi uykuya devam etti. Akşam saat 23:00’da uyandırmadan yatağından alıp emziriyordum ve yatağına bırakıyordum. Böylece 04:00 mırıltıları da bitti. Deniz akşam 20:00’da uyuyup 6:00’da kalkıyordu. 9 aylık olduğunda 07:00-07:30 arasında uyanmaya başladı.

Gündüz Uykusu

Bu sanırım en zor uyku periyodu. Şöyle yapıyorduk: Uyku saati geldiğinde, yani 2 saatte bir ve günde 3 sefer, bir ninniyle odasına gidip, beraber perdeleri kapatıp, uyku süresince çalacak müziğini açıp, iyi uykular dileyip onu yatağa bırakıyordum. Ve uyuyordu… Gündüz uykularının bir tanesini pusette dolaşırken yapıyordum. Bu uyku en son uyku yani şekerleme oluyordu. Bazı günler bir yere gidiş ve dönüş saatlerimi onun uykusuna göre ayarlayıp, iki uykusunu araba da yapıyorduk. (Deniz arabada basbas ağlayan bir bebekti. Ama şimdi uyku saatinde mışıl mışıl uyuyan bir bebek oluyor)

Koşulların Devamlılığı

Konunun uzmanı olmamakla birlikte deneyimim sonucunda söyleyebilirim ki koşulların devamlılığı ve rutinler Deniz’in kendisini güvende hissetmesi, rahatlaması ve uykusuna devam etmesi için önemliydi. Hangi koşullarda uykuya daldıysa o koşulların sürmesi gerekiyor. Yoksa genellikle uykuları 30 dk veya 45 dk sürüyor.

Hastalanınca Ne Oluyor?

Deniz 11 aylık şu anda ve 8 tane diş çıkardı. İlk iki dişi ise tam da uyku eğitimine sırasında çıkmaktaydı. (Yani uzun soluklu sürecin nedenlerinden bir de bu sıkıntıydı) 2 hafta yoğun nezle oldu ve arkasından anladık ki azı dişi çıkıyor. Tüm bu sıkıntılı zamanlarda uykusuna devam etti. Ateşini kontrol etmek için odasına girdik. Yatağından almadan kontrol ettik. Tekrar yatırdık. Haliyle uyandı. Bırakınca tekrar uyudu… İnleyerek ve sıkıntılı uyuyordu ama kucakta gezdirme vb. bir şey istemiyordu. Yani hastalanınca eğitim biter işi pek doğru olmasa gerek.

Tatile Gitsek?

Tatile de gittik. Deniz’in orada bir odası, bir yatağı oldu. Uyumadan önce orada biraz zaman geçirdi. Uyku zamanı yatağına yattı. İlk uykusunda yanında oturdum. Sonra gece ve gündüz uykularında kendisi ve kesintisiz uyudu. Giderken yanımıza uyku arkadaşını, uyurken dinlediği müziği de aldık.

….

Anladım ki bebeklere öğretebileceğimiz en güzel şeylerden biri uyumak. Çünkü bebekler uyumayı bilmiyorlarmış. Esas eziyet, bebeğin özellikle gece uykusunun bölünmesine izin vermek veya gündüz pek çok şekilde uyutmaya çalışmakmış. Artık içim ve vicdanım oldukça rahat. Bu eğitimin olumlu sonuçlarının her gün katlanarak arttığını da gözlemliyorum.

Son sözüm, eğer bebeğinize uyku eğitimi vermek konusunda tereddüt yaşıyorsanız hiç tereddüt etmeyin hemen başlayın. Emin olun o ağlamalar bitecek ve ne kadar doğru bir şey yaptığınızı her gün iç huzuruyla fark edeceksiniz.

Comments are closed.